30 Haziran 2009 Salı
(ortadan) kaldiriyoruz
otobus duraginda (haliyle otobus) bekleyenleri kornalariyla ve yersiz bakislariyla taciz eden dolmus soforleri, parmaklari gorelim.
luks ve donanimli spor salonunun girisinde yuruyen merdiven olan beyefendi, parmak lutfen.
taksi metredeki kusuratlari hep yukariya yuvarlayan taksici beyler, siz de kaldirin parmaklari.
sadece kiriklari alamayan kuaför arkadaslar, kaldirin kaldirin.
otobusteki bos yerlere ilerlemeyen hanimlar beyler, parmaklarimizi kaldiralim.
yagmur durdugu halde semsiyesini kapatmayan hanim teyzeler, derdiniz ne allah askina? kaldirin parmaklari.
kisisel temizligin ne oldugunu unutan arkadaslar, siz tum parmaklarinizi!
insanlarin omuzlarini "surdan bi tanee!" demek icin durtukleyen o parmaklar da kalksin.
yolun bir turlu sagindan yurumeyi beceremeyen kent sakinleri, haydi, hep birlikte.
once tuvaletin kapisini zorlayip sonra calan bağyan arkadaslar, kapiya vurmaya kiyamadiginiz parmaklari, bi zahmet...
haydi bakalim, simdi kaldirdiginiz o parmaklarinizi alip %#!)?%!+#(&=+*
tamam? anlastik?
28 Haziran 2009 Pazar
baykus cekirdegi: degismeyen lezzet
hormon cikti ve tatsizlasti dunya.
ama potiborlere n'olmus oyle?
en iyisi birkac tane soguk baykus cekirdegi yemek. surprizlere yer birakmayan, her seferinde ayni lezzeti sunan birkac tane...
hem istah kabartici hem zihin acici.
27 Haziran 2009 Cumartesi
ayip mi oldu?*

sen, cumleni soylemek icin aldigin nefesle, dilinin ucundaki nezaketle kalakaldin.
16 Haziran 2009 Salı
kurdugum cumleler

evdeyim. hava sicak. icim daralmis. havalardandir diyorum, sacmaliyorum.
uzun zamandir pek cok sey icin bekliyorum. aslinda orijinal bir beklentim yok. her siradan insanin, her siradan hayaline alt yazi olabilecek cumleler geciyor aklimdan. sadece bana aitlermis gibi benimsedigim, gercege donusmesini bekledigim cumleler...
sonra, birden aklima geliveren bir sarkiyi mirildanmaya basliyorum.
"her sey yoluna girer, yavas yavas.."
annem beliriyor odamin kapisinda. bana, dunyanin en kıymetli mucevheriymisim gibi bakiyor. kamasmis gozleriyle, "sen boyle sarkilar soylediginde o kadar mutlu oluyorum ki!" diyor. bir an konusamiyorum. o sarki olmak istiyorum sonra. sonra...
sonra anliyorum ki, hayat dedigim sey benim aslinda. hayallerim, cumlelerim, beklentilerim, elde edemediklerim.. hepsi benim. hayal edebildigim kadar varim, onlari gerceklestirebildigim kadar degil. hayat baska bir sey cunku. hayat, hayallerin bir kismini hep eksik birakarak akip giden bir sey. hayat, aklindan gecirdigin degil, kurdugun cumleler cunku.
dusunsenize gerceklesen hangi hayal, o cumleden daha gercek olabilir ki? hangisi bu kadar mutlu edebilir ki?
bence hicbiri..
13 Haziran 2009 Cumartesi
beklenti borsasi
11 Haziran 2009 Perşembe
hım hımm
ben de "işim" dedigim seyin refujlerdeki cimenleri sulamak ve sonra da golgesi en buyuk agacin altinda sekerleme yapmak olmasini istiyorum.
o olmazsa, ekskavator operatoru de olabilirim. olurum yani, yer.
3 Haziran 2009 Çarşamba
baykus cekirdegi: bir orman meyvesi
baykus cekirdegi, sadece ruyalarda (bir de belki cennette) bulunan, kirmizisi canli, kendisi kucuk, tadi guzel bir orman meyvesidir. yiyenlere zevk verir, nese verir. ayrica, hayatla ilgili buyuk planlar yapmamanizi, beklentilerinizi yukseltmemenizi, kendinize milatlar belirlememenizi salik verir. cunku -maazallah- isler yolunda gidiyormus gibi gorunurken birden her sey devriliverebilir. alternatif sahibi olmak iyidir.
bunlari soyledi diye zannetmeyin ki baykus cekirdegi her seyi bilir. onun yaptigi herkesin bildigini tekrarlamaktan baska bir sey degildir. yani onun da tum bildigi, aslinda hicbir sey bilmedigidir.
