kış uykusu gibi bir şeydi bu.
içinden geçtiğim "mevsim" pekala kışa benziyordu ve içinde bulunduğum durum da pekala uyku tanımına uymaktaydı. artık bitti.
hayattan uzunca bir ilkbahar bekliyorum şimdi. ardından da sıcak, tatlı bir yaz.
NOT: bekiyorum derken, "bebek bekliyorum." cümlesindeki beklemeye atıf yaptığımı belirtir, herkesi beklentilerinden öperim..
baykus cekirdegi
30 Temmuz 2010 Cuma
2 Mayıs 2010 Pazar
*
20 eylul derken?
uzun desem uzun değil, kısa desem kısa değil.. sadece "ara". gecikme belki, erteleme, öteleme.. herneyse. dönüp dolaştım geldim dükkanıma.
uzun desem uzun değil, kısa desem kısa değil.. sadece "ara". gecikme belki, erteleme, öteleme.. herneyse. dönüp dolaştım geldim dükkanıma.
20 Eylül 2009 Pazar
hey hey modern world
modern zamanlarin, metropollerin, ilerleyen teknolojinin insana kaybettirdigi ne cok sey var..
mp3 calarimin pili, en sevdigim sarkıya gececekken "tak!" diye bitince dusundum tum bunlari. walkman dinlerken, pil bitecegini adeta haber verirdi. sarkici kadinin kalinlasan sesi, yavaslayan kelimeleri birer alamet sayilir, insan kendini duruma alistirirdi. simdiyse neyin ne zaman olup bitiverdigini anlayamiyor insan. her sey son surat, kosuyor..
alisma surecleri, isinma turlari, orta sinif, karar, vasat... yok.
demode bir zamanda olmak, her seyi alistira alistira yasamak istiyorum. buna ragmen yaziyi -maksat ironi olsun- tak diye bitiyorum.
tak!
NOT: Aras da "Tak!" diye ölmüştü. yeniden uzuldum..
mp3 calarimin pili, en sevdigim sarkıya gececekken "tak!" diye bitince dusundum tum bunlari. walkman dinlerken, pil bitecegini adeta haber verirdi. sarkici kadinin kalinlasan sesi, yavaslayan kelimeleri birer alamet sayilir, insan kendini duruma alistirirdi. simdiyse neyin ne zaman olup bitiverdigini anlayamiyor insan. her sey son surat, kosuyor..
alisma surecleri, isinma turlari, orta sinif, karar, vasat... yok.
demode bir zamanda olmak, her seyi alistira alistira yasamak istiyorum. buna ragmen yaziyi -maksat ironi olsun- tak diye bitiyorum.
tak!
NOT: Aras da "Tak!" diye ölmüştü. yeniden uzuldum..
19 Ağustos 2009 Çarşamba
batmayon mayo
batmayan mayonun marifeti nedir, ceplerinde minik hava kesecikleri mi vardır bilemiyorum. ama en azindan, sacma da olsa, bu konuda bir fikir yurutebiliyorum.
bazen, dogarken hepimize birer batmayan mayo giydirdiklerini dusunuyorum. bazen, ne kadar yaklassam da dibe vuramiyorum; yukari cekiliyorum. (resmen) hissettigim, (zaman zaman) dokundugum bu "sey"lerin neler oldugunu anlatmasi, aciklamasi zor. hayatin kaldirma kuvveti nereden geliyor, bulamiyorum...
bazen, dogarken hepimize birer batmayan mayo giydirdiklerini dusunuyorum. bazen, ne kadar yaklassam da dibe vuramiyorum; yukari cekiliyorum. (resmen) hissettigim, (zaman zaman) dokundugum bu "sey"lerin neler oldugunu anlatmasi, aciklamasi zor. hayatin kaldirma kuvveti nereden geliyor, bulamiyorum...
9 Ağustos 2009 Pazar
temsil-i intikam
tek basima uzun bir yola cikiyorum. bu yolculuktan bir beklentim yok. sadece geri donebilmeyi diliyorum.
cunku yine karsi penceredeki adami gozetlemeye devam etmek, ders calismak, ankara'nin sicak agustos gecelerinde yatagima uzanip kitap okumak, bu sahte gunluklerin yerini asla tutamayacagi defterime bir seyler yazmak, gunun ilk isiklariyla eve girmek, fotografa geri donmek, kolajlarımı tamamlamak, kendime yonelmek ve mumkunse bu sekilde, yikayip pakladigim karmama leke surmemek, kalbimi temiz tutmak istiyorum. beni intikamdan uzak tutacak seyleri dusunmek, o seyleri yapmak istiyorum. onu ve yarattigi onu, olduklari yerde, o karanlik kosede birakmak istiyorum. oyun oynamak, icimi serinletene kadar rol yapmak ve sonra olumcul darbeyi indirmek... bunlar bana gore seyler degil. hayat oyle bir sey ki, zaten sizin intikam almaniza gerek bile birakmiyor. her seyi, o gizemli yontemleriyle, sizin yapabileceginizden cok daha haince sonuclandiriyor.
ben kalbimi temiz tutuyorum. baska da bir sey dusunmuyorum. arkama yaslanip, zamanin gecmesini, hayatin sahneye cikmasini bekliyorum. sonra da, en guzel temsili seyrediyorum.
cunku yine karsi penceredeki adami gozetlemeye devam etmek, ders calismak, ankara'nin sicak agustos gecelerinde yatagima uzanip kitap okumak, bu sahte gunluklerin yerini asla tutamayacagi defterime bir seyler yazmak, gunun ilk isiklariyla eve girmek, fotografa geri donmek, kolajlarımı tamamlamak, kendime yonelmek ve mumkunse bu sekilde, yikayip pakladigim karmama leke surmemek, kalbimi temiz tutmak istiyorum. beni intikamdan uzak tutacak seyleri dusunmek, o seyleri yapmak istiyorum. onu ve yarattigi onu, olduklari yerde, o karanlik kosede birakmak istiyorum. oyun oynamak, icimi serinletene kadar rol yapmak ve sonra olumcul darbeyi indirmek... bunlar bana gore seyler degil. hayat oyle bir sey ki, zaten sizin intikam almaniza gerek bile birakmiyor. her seyi, o gizemli yontemleriyle, sizin yapabileceginizden cok daha haince sonuclandiriyor.
ben kalbimi temiz tutuyorum. baska da bir sey dusunmuyorum. arkama yaslanip, zamanin gecmesini, hayatin sahneye cikmasini bekliyorum. sonra da, en guzel temsili seyrediyorum.
28 Temmuz 2009 Salı
bir var(mis) bir yok(mus)
"her sey olur/ her sey buyur/ her sey gecer/ hayat kalir"
elimde sadece hayat var. henuz ne kadarini tukettigimi bilmedigim bir hayat. yasanip yasanmayacagini bile bilmedigim kotu anlarin, kotu zamanlarin beni simdiden endiselendirmesi, uzmesi ne garip! insan olumsuzluga daha yakin, daha yatkin.
mutluluk zor cunku. bulunmasi, kiymetinin bilinmesi, paylasilmasi... zor.
hayat da zor, tipki mutluluk gibi. ve tipki mutluluk gibi hayat da bir var bir yok. belki de sirf bu yuzden -her ne gelecekse- yasamali ve olanlardan mutlu anlar cikarmaya bakmali. degil mi ki, insan da bir var bir yok?
elimde sadece hayat var. henuz ne kadarini tukettigimi bilmedigim bir hayat. yasanip yasanmayacagini bile bilmedigim kotu anlarin, kotu zamanlarin beni simdiden endiselendirmesi, uzmesi ne garip! insan olumsuzluga daha yakin, daha yatkin.
mutluluk zor cunku. bulunmasi, kiymetinin bilinmesi, paylasilmasi... zor.
hayat da zor, tipki mutluluk gibi. ve tipki mutluluk gibi hayat da bir var bir yok. belki de sirf bu yuzden -her ne gelecekse- yasamali ve olanlardan mutlu anlar cikarmaya bakmali. degil mi ki, insan da bir var bir yok?
19 Temmuz 2009 Pazar
?
yolda birbirinin suratina bakmayan insanlar, denizin kenarinda ne kadar cabuk tanisip kaynasiyor. herkes ciplak, ondan mi ki?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
