tek basima uzun bir yola cikiyorum. bu yolculuktan bir beklentim yok. sadece geri donebilmeyi diliyorum.
cunku yine karsi penceredeki adami gozetlemeye devam etmek, ders calismak, ankara'nin sicak agustos gecelerinde yatagima uzanip kitap okumak, bu sahte gunluklerin yerini asla tutamayacagi defterime bir seyler yazmak, gunun ilk isiklariyla eve girmek, fotografa geri donmek, kolajlarımı tamamlamak, kendime yonelmek ve mumkunse bu sekilde, yikayip pakladigim karmama leke surmemek, kalbimi temiz tutmak istiyorum. beni intikamdan uzak tutacak seyleri dusunmek, o seyleri yapmak istiyorum. onu ve yarattigi onu, olduklari yerde, o karanlik kosede birakmak istiyorum. oyun oynamak, icimi serinletene kadar rol yapmak ve sonra olumcul darbeyi indirmek... bunlar bana gore seyler degil. hayat oyle bir sey ki, zaten sizin intikam almaniza gerek bile birakmiyor. her seyi, o gizemli yontemleriyle, sizin yapabileceginizden cok daha haince sonuclandiriyor.
ben kalbimi temiz tutuyorum. baska da bir sey dusunmuyorum. arkama yaslanip, zamanin gecmesini, hayatin sahneye cikmasini bekliyorum. sonra da, en guzel temsili seyrediyorum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder